Kayıtlar

Kutsal aileyi budamak

Resim
   20.09.2026 Türkiye Demokrasisinin 2026 görüntüsüne baktığınızda, yaşam tarzlarına yönelik açıktan müdahalelere şaşmamak gerekir. Yakın zamanda Almanya’da Dünya Basketbol Şampiyonasında mola aralarında seyirciyi eğlendirmek için yanyana oturan iki kişiye fokuslanıp birbirilerini öpmelerinin beklendiği küçük oyunda eşcinsel kadın ve erkeklerin birbirlerini tereddütsüzce öpüşlerini izlemiş ve turnuva Türkiye’de olsa ne olurdu diye düşünmüştüm. Türkiye’de “Bir Adam Yaratmak” konulu ideolojik projenin geldiği aşamada yaşam tarzınıza saygılıyız ama yaşam tarzınız bize uymuyorsa bunu pek de göstermeyin şeklinde bir kurgunun giderek ağır bastığı görülüyor. MUBİ Platformunda Gül Budama filmini izlerken neredeyse eş zamanlı Aile Koruma operasyonları ile film arasındaki uzlaşmaz çelişkiyi düşünmeden edemedim. https://mubi.com/tr/tr/films/rosebush-pruning Aileyi Korumak için insanların cinsel tercihlerini kriminalize edenler batının canımızın istediği yerlerini alalım kafasındalar. Yas...

İzeldin Abuelaish’le Ekopolitik’de bir buluşma: Kızçocuklar için bir hayat

Resim
    16.09.2026 Bir zamanlar Ağır Roman sahnesi olan Dolapdere İstanbul’un benzer köşeleri gibi artık mutenalaşıyor. Her şeyin dönüştüğü bir dünyada Dolapdere’nin aynı kalmasını beklemek saflık olurdu zaten. Ekopolitik buluşmalarına ev sahipliği eden Piyalepaşa’daki  genrifikasyon sembolü karma projede bu kez konuk, dünyanın değişmeyen bir derdinin acısını anlatmaya gelmişti. İzzeldin Abuelaish’i dünyaya tanıtan acı, 16 Ocak 2009’da İsrail tank ateşiyle evine isabet eden mermilerde can veren üç kızı ve bir yeğeninin acısıydı. O olayın üzerinden geçen on yedi yılda Gazze’de iyiye doğru değişen pek bir şey yok. Kırk kilometreye dokuz kilometrelik bir şeritte dünyanın en zor hayatlarından biri yaşanmaya devam ediyor. Soykırım girişimi olarak tarif edilebilecek ağır fatura hâlâ haksızca aynı insanlara ödetiliyor. Abuelaish 71 yaşında. Yaşanan acılara karşı dirayetini, iyimserliğini ve umudunu korumuş. Belki de bu yüzden kendisini mesleği olan kadın doğum alanında beyaz önlükle...

Muhafazakarlık sözleşmesi in

Resim
  28.08.2026 Türkiye’de büyük siyaset diyeceğimiz alanda yaşanan son gelişmelerin en dikkat çekici boyutlarından birini Türklük Sözleşmesi yazarı Barış Ünlü’nün bizzat kendi ağzından bu kavramı sorgulaması oluşturdu. Diğer yanda resmi söylemde Terörsüz Türkiye olarak geçse de Kürtler için Barış Süreci olan bu döneme yeterince “entelektüel destek” sağlanmadığı şikayeti de dillendirildi. Yeni Parti lideri Özgür Özel’in çerçeve yasa oylamasındaki tarihi konuşması da sürece kayıtsız şartsız bir destek vermek yerine çekinceleri ön plana çıkarmıştı. Bu resme karşıdan bakıldığında sürecin en dar noktasında “Bırakalım Savaşanlar Barışsın” diye tarif edilebileceğini bile söyleyebiliriz. Gerçekten de terörsüz Türkiye idealinde silah bırakmış bir PKK en büyük kazanım olarak yer alıyor. Öte yandan bunun karşılığında ne alınıyor diye bakıldığında koşullu afla/infazla özgürlüğe kavuşan örgüt üyelerinden söz edebiliriz. Öte yandan Aslı Aydıntaşbaş’ın yazdıklarına bakacak olursa özgürlük hedefinin...

Belfast Türkiye’ye ne kadar uzak?

Resim
    24.08.2026 Türkiye dünyanın neresinde? Bu sorunun cevabını nasıl vereceğiz? Her 10 kişiden sadece 2’sinin pasaport sahibi olduğu (pek çoğu hac amaçlı) bir ülkenin dünya ile alışverişi ne denli mümkün olabilir? Patagonya’yı ya da Japonya’yı bir kenara bırakalım. Bulgaristan’ı Yunanistan’ı Gürcistan’ı İran’ı dahi bilmeyen milyonlar bu ülkenin fiziksel sınırları içinde hayatlarını başlatıp bitiriyorlar. Bir tür görünmez hapishane diyebiliriz . Tabii ki son dönemlerin artan kurları ve enflasyonu da buna katkı vermiştir ama pasaportsuzluk, dünya ile irtibatsızlık yeni bir şey değil. Belki de bütün bu kopukluk nedeniyle dünyanın en ağır iktisadi felaketlerinin birinden geçiyoruz. Yapısal reform deyince herkesin aklına ekonomi falan geliyor. Belki de gerçek yapısal reform Türk insanına dünyanın neresinde olduğunu anımsatmakla mümkün. Evliya Çelebi’nin bundan asırlar önceki yolculukları ile övünen bir toplumun bireyleri bugün ülkelerinin fiziksel ve zihinsel sınırlarına hapsolmuş,...

Türklük “sözleşmesi” yüreğini dağlasın gayrı

Resim
   21.08.2026 Barış Ünlü’nün T24’de Tuğçe Tatari ile yaptığı söyleşi zamanın ruhu açısından pek çok boyut içeriyor ( https://t24.com.tr/yazarlar/tugce-tatari/dr-baris-unlu-turkiyedeki-sol-gelenege-ve-direnis-azmine-guvendigim-icin-orta-vade-acisindan-butunuyle-umitsiz-degilim,58627?_t=1787216713949 ). Abdullah Öcalan’a Devlet Bahçeli’nin paye verdiği, empati gösterdiği bir dönemdeyiz. Türklük Sözleşmesi gibi iddiası çok üst perdede bir tezin müellifi olan Barış Ünlü’nün söyleşideki durumu dönemin bu beklenmeyen gelişmelerinin etkisi altında görünüyor. T24’deki söyleşide daha giriş cümlesinde sözleşmenin Türklük’ten Türklük ve Müslümanlık şeridine geçtiğini görüyoruz. Sözleşme Türklük müydü Müslümanlık mıydı baştan kafamız karışıyor. Madem Müslümanlık sözleşmesi bakiydi Kürtlerle neden anlaşmazlık çıktı Müslüman olan ama ne Kürt ne Türk olan kimdi diye soruyoruz ister istemez. Diğer yanda ne Türk ne Müslüman olanların sahneden çok önce çekildiğini düşününce iyice kafamızın karı...

Aşk ve arkeoloji: Eski Şark Eserleri Müzesi ve Genç Werther’in Acıları

Resim
16.08.2026 İstanbul Arkeoloji Müzesi ile iç içe olan Eski Şark Eserleri Müzesi, uzun bir tadilat sonrasında yeniden açıldı. Mezopotamya’nın, Anadolu’nun ve hemen bunlara komşu Mısır’ın tarihsel mirasını Roma’nın hegemonyasından hemen öncesine kadar taşıyan bu müze, özenle yenilenmiş görünüyor. Eski sergide yer alan bazı eserlerin neden artık sergilenmediğini düşünmeden edemesem de, müze yeni tasarımıyla geçer not alıyor. Sümerler, Akadlar, Babilliler, Urartular ve Hititler birer birer geçit resmi yapıyor. Tarım toplumuna geçen insanlık, devlet olarak örgütlenmenin ilk deneyimlerini bunların altında yaşadı. Dünyayı deprem gibi sarsan Odysseia filminde, biraz zorlama bir his uyandıran “Bronz çağımız bitiyor” ağıtıyla sona eren uygarlıklardı bunlar. Yunanistan’da Miken neyse, Anadolu’da Hititler oydu. Ece Ayhan’ın “solgun bir halk çocukları ayaklanmasına akar” dediği Maveraünnehir’in, ya da Yunanistan dağlarını fonunda yaşayan bu eski dünyaya son veren kavramın adı Modernite’ydi.  Mod...

Yeni Parti’nin çerçevesi

Resim
   11.08.2026 Dünyanın en çok Kürt nüfus barındıran şehrinin yani İstanbul’un Belediye Başkanı 500 gündür hapiste. Dünyada Kürtlerden en çok oy almış siyasetçi ise 3500 günü aşkındır hapiste. Ekrem İmamoğlu ve Selahattin Demirtaş’ın ortak paydaları oldukça fazla. Meşru siyasetin sınırlarını kendi olduğu nokta olarak çizen ve Nasrettin Hoca’nın Dünyanın Merkezi fıkrasına çok benzeyen bir siyasi anlayışın doğal sonuçlarını yaşıyoruz. Tabii ki iktidar için bu söylemlerin bir karşılığı yok. Meşruiyeti seçim sandığına ve 1 fazla oya indirgeyen bir anlayış ile karşı karşıyayız. Bu anlayış kuvvetler ayrılığını rafa kaldırarak ne yapsa haklı konumuna kendini taşıdı.  Türkiye’de her gün üstüne basarak vurgulanması gereken bu konunun neredeyse unutulduğunu da görmek işin en dramatik yanı. Kuvvetler birliğine varan bir yapıda yürütme ile yargı arasındaki ilişki yeniden tanımlanıyor. Yargı deyince tabi özel hukuktan kamu hukukuna uzanan bir çerçeveden söz ediyoruz. Özel hukuk alanınd...