Kayıtlar

Bankacılık ve dış politika

Resim
  Clausewitz için savaş politikanın farklı araçlarla devam eden hali ise görünen o ki Türkiye’de de Bankacılık politika ile yakından ilintili. Kamu Bankalarının AKP iktidarı için taşıdığı yaşamsal rol göz önüne alındığında bu son gelişme de bu gerçekliği bir kez daha göz önüne seriyor. 10 Mart, 2026, Salı 09:38 İran ABD ile Clausewitz’in kulaklarını çınlatır biçimde politik savaş oyunu oynarken Türkiye’nin İran’ı da içeren önemli bir başağrısı ancak bir kutu Arvales’in yapabileceği kadar hızlı bir şekilde ortadan kalktı. Halk Bank’ı yıllardır bir Demokles Kılıcı ile yaşatan sürecin tek kuruş ceza ödemeden sonuçlandığına dair KAP bildirimi Bankanın hisse senetlerine pozitif etki yaptı. Konuya dair spekülasyonlar arasında eski alacaklara mahsup edilecek bilgilendirmesi ilk akla gelen çözüm gibi görünse de Amerikan New York Times Gazetesinde çıkan haber yorum hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar netti. Gazetenin adalet muhabiri Devlin Barrett 7 Ekim 2023 saldırıları sonrası Hama...

Tek kaşık, tek tabak, tek enkaz: Mollanın yolculuğu

Resim
İran uzun bir süre dünyaya devrim ihraç etti. Bugün bu ihracatın zehirli meyvelerini ithal ediyor. 1979 devriminin konjonktürünü okuyamayan mollaların miyopluğu 2026’daki dünyayı algılamayan mollaların miyopluğu ile üst üste biniyor. 06 Mart, 2026, Cuma 00:00 İslam ve Devrim kelimelerinin yan yana geldiği 1979’da ilkokul öğrencisiydim. Humeyni’nin Şah Rejiminin sonunu getirmek üzere uçağın merdivenlerinden inişine tanık olmuştum. Tarihteki önemli olaylara şahit olmanın ayrıcalık olup olmadığını bilmiyorum. 1453’e 1789’a 1918’e ya da 1945’e tanık olmadık ama yaşananları en ince ayrıntısına kadar biliyoruz. Yine de bugünlerin insanlarında ortak hafıza kaybından söz etmek için de çok fazla neden var. Öyle olmasa İran’ın 47 yıllık macerasında yaşananlara daha derinden bakmak ve olanları tarihsel perspektifte okumak mümkün olurdu. Örneğin Musaddık’ı deviren Batının Şah’ın alaşağı edilmesine seyirci kalmasının 1979’un soğuk savaşın en sert yıllarından biri olmasıyla ilişkisi göz ardı edilmez...

Hamnet bize ne anlatıyor?

Resim
Türkiye dünyanın neresinde sorusunun yanıtı aslında bu filme verilen tepkilerle anlaşılıyor. 1071’den beri Anadolu’dayız ama göçümüz hala devam ediyor. Kendi evimizi bulamadık bulsak kat çıkıyoruz hep köye ev yapma derdindeyiz. En kültürlümüz bile Shakespeare’in hayat hikayesinden çok kendi gözümüzden düşen yaşa odaklanmış durumda. 28 Şubat, 2026, Cumartesi 00:00 Bodo Glimt’in İnter’i iki maçta da yenmesi üzerine pek çok kişi bu takımın 54 bin nüfuslu bir şehrin takımı olmasından yola çıkarak Türkiye’de neden böyle bir başarı sağlanmadığını sorguladı. Gerçekten de tek bir sitede bile 3100 konut bulunan bir ülkede yaşıyoruz. 54.000’i bırakın bir şehir İstanbul’un ilçeleri kulağına damlatır. Meşhur boyu değil işlevi tanımını sayısına bakma kalitesine bak diye çevirebiliriz. Nufusu milyonu bulan ilçeleri İstanbul’un acaipliği olarak tanımlasanız bile 100.000 leri aşan taşra ilçelerini ne yapacaksınız. Üstelik bir de nüfus artık artmıyor , öldük battık replikleri var. 85 milyona kadar geld...

Schrodinger’in Müfettişi: Türkiye’de yaşamanın kuantum mekaniği

Resim
Soğuk Savaşla birlikte başlayan ve hala süren tahakkümün tercihlerinin ülkeyi getirdiği hali anlamakta zorluk çekiyorsanız Niels Bohr’un şu sözünü aklınızda tutun "Kuantum mekaniği sizi derinden şok etmediyse, henüz anlamamışsınız demektir." 25 Şubat, 2026, Çarşamba 00:01 1990’ların başında Türkiye’de sosyal bilim mezunları için en popüler meslek banka müfettişliğiydi. Zamanın ruhu bu mesleği dönüştürdü. Bugün müfettişlerin şehir şehir dolaşıp şubelerde en az bir ay kalmasına gerek yok. Üstat, çömez, tertip gibi hitaplar eski usul müfettişlerin bildiği ölü bir dilin kelimeleri.Erkek egemen bir meslek olan teftiş, cinsiyetten bağımsızlaştı. Bankacılığı kadınların erkeklerden daha iyi yaptığına dair inancım, hele bugünün şartlarında teftişi de kadınların çok daha başarılı yapacağına dair kuşkuyu ortadan kaldırıyor. Benim müfettişlik zamanımda yılın altı ayı “turne” denen merkez dışı teftişle geçerdi. O dönemde eviniz otele dönüşürdü. Yukarılardan destekli değilseniz, yaklaşık 7...

Sırat üzerinde kısa bir mola

Resim
  Belki de asıl arınma, bitirmekte değil, bitimsizce yürümekte gizli. Çöl susuyor, rüzgâr devam ediyor; biz ise hâlâ, o büyük resmin içinde, hem korku hem umutla dans ediyoruz. Selim'in dediği gibi: Cehennemin düzenine karşı Sırat'ın düzensizliği... Ve bu düzensizlikte, belki de tek gerçek özgürlük yatıyor. 21 Şubat, 2026, Cumartesi 00:00 Türk vatandaşlarının pek de yolunu düşürmediği ama Türkiye’ye hiç de uzak olmayan Semadirek adasında tanışmıştım Simoun şarkısıyla. Thanasis Papakonstantinou’nun tuhaf sözlerle dolu şarkısı ilk dinlediğinizde zihne kazınır. Yunanistan’da bir tür kült haline gelmiş şarkının metaforları çölden, Hades’ten, çölün zehirli rüzgârı Simoun’dan bahseder. Müziğin ritmi sözlerin anlamını derinleştirir. Herkesin kendince yorumlayacağı kadar ezoterik ama bir o kadar da sarihtir. Arınmanın, başlamanın, bitmenin, döngünün, inisiasyonun şarkısıdır bir yönden de. En eski arkadaşım olan Selim’in X’te yaptığı hatırlatma ile MUBİ ambargomu keserek karşısına geçt...

Bir soğuk savaş hastalığı: Seçici Batılılaşma

Resim
  Seçici Batılılaşma, İslamcı-muhafazakâr ittifakı ve yeşil kuşağın maddi mirası, 1945’ten beri adım adım bir kale kurdu.15 yaş altı Sosyal medya yasağını Avustralya’da onaylanmasının neredeyse mürekkebi kurumadan Türkiye’ye ithal eden anlayışın da yapmaya çalıştığı tam da budur. Batının hoşunuza giden, münasip bulduğunuz keyfinize uygun yanlarını alır uymayanları ise ya hiç almazsınız yada almaya kalkanları cezalandırırsınız. 19 Şubat, 2026, Perşembe 00:04 Türkiye Cumhuriyeti tarihi anlatıcıları 1945’den 1991’e kadar geçen 46 yıla yeterince önem vermiyorlarsa muhtemel ki bazı şeyleri gizlemek istiyorlardır. Kimileri için 20 yıllık erken Cumhuriyet dönemini gündemde tutmak daha kolay ve güncel siyaset için daha kullanışlıdır Oysaki 1945 sonrasında Türkiye, ABD hegemonyasına hızla entegre oldu.Truman Doktrini (1947) ve Marshall yardımlarıyla tarım ve sanayi burjuvazisi Batı’ya bağımlı büyüdü; Kore Savaşı’na asker gönderilmesi karşılığında NATO üyeliği (1952) alındı. Tarihte zaman di...

Şekib Avdagiç Olmak

Resim
  Belki de asıl soru şu: Avdagiç’in hayalindeki Türkiye, vatandaşların pasaportunu müzeye kaldırıp onun yerine Minyatürk’te selfie çektirdiği bir yer mi olacak? Yoksa bu, sadece dövizin dışarı kaçmasını engellemek adına konulan yeni bir “demir perde” mi? 15 Şubat, 2026, Pazar 00:03 Şekib Avdagiç’in “onca vize sıkıntısına rağmen hâlâ yurtdışında çok para harcanıyor” çıkışı oldukça ses getirdi. Aslında Avdagiç bu sözü durduk yere söylemedi. Aralarında Hakan Aran gibi finansçıların da yer aldığı pek çok katılımcının dahil olduğu Turizm Yatırım Forumu’nda bu ifadeleri kullandı. İş Bankası Genel Müdürü’nün turizm sektörüne bankanın verdiği yüksek kredi hacmiyle haklı olarak övündüğü toplantıda Avdagiç’in sözlerinin yankı bulması şaşırtıcı değildi. Bireylerin yurtdışından yaptığı azami 30 avroluk alışverişlerin fiilen yasaklanması nedeniyle sergilediği tutum da dikkate alındığında, Avdagiç’in sıradan Türk halkının harcama tercihlerine dair ciddi bir çekincesi olduğu anlaşılıyor. Avdagiç ...