Kayıtlar

Manevi değerin bedeli

Resim
  İnsan dünyanın her yerinde aynı terkipten oluşur. Biraz et biraz kan çokça kaygı. Yaşam denilen ilişkiler denizinin rüzgarına açılmış bir zihin yelkeni ile yolculuğunu sürdürür. 21 Mart, 2026, Cumartesi  Manevi değer deyince aklınıza ne geliyor. Eski bir kravat, bir saat, bir bardak altlığı, garajda kullanılmayan bir araba, kapısı açılmayan bir köy evi… Benim için manevi değer var diyerek savunursunuz bazen kimsenin dönüp bakmadığı eşyalara. İsmet Özel “şehrin insanını pahalı zevklerin ve ucuz cesaretlerin peşinde” olmakla itham eder. Manevi değerin kaybına bir ağıttır bu şiir. Joachim Trier’in Türkçeye Manevi Değer olarak aktarılmış filmini izlemeden önce az da olsa bir önyargım vardı filmin Türkçe’de yanlış adlandırıldığına dair. Daha önce pek çok filmde görmüştük bu işgüzarlığı ( https://mubi.com/tr/tr/films/sentimental-value ). İngilizcesi Sentimental Value (Duygusal Değer)idi filmin, Norveççe aslını filmi izledikten sonra araştırdım. Evet filmin adlandırmasında hata yok...

Tek adam Amerika’da olmuyor başka yerde hiç olmaz

Resim
  Trump’un İran gibi üzerinde herkesin mutabık olduğu bir konuyu getirdiği nokta aslında her şeyi tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. İran’ın devrim hayalleri kadar rahatsız edici bir başkanlık deneyimleniyor. Sonuçta ABD sisteminin tek adama dayalı olmadığını zaten biliyorduk. Trump’un denemesi de bunun imkansız olduğunu gözler önüne serdi. ABD ‘de olmuyor başka yerde de olmaz. 19 Mart, 2026, Perşembe  İran Savaşı başladığından bu yana abonesi olduğum New York Times’dan bir makalenin Türkçe çevirisini yapıyorum ve Yeni Arayış’ta bu makaleler yayınlanıyor. Bu çevirilere toplu olarak bu linkten ulaşabilirsiniz ( https://www.yeniarayis.com/ceviri ). Liberal eğilimli ama Amerikan değerlerine de önem veren New York Times genel olarak Trump karşıtı görüşlere ağırlık veriyor. Bununla beraber bu yazıların hemen tamamında İran’ın da sütten çıkmış bir akkaşık olmadığının altı çiziliyor. İran’ın ve bölgenin geleceğine odaklanan yazarlar İran’ın bu zamana dek oluşturduğu tehditler konusund...

Folia Sergisi’nin ardından

Resim
   Hayatta paradan daha önemli şeyler olduğunu bilmek ve ülkenin çağın ruhu ile bağını hep diri tutmak yolunda Ömer Koç üzerini düşeni yapıyor. Bunu benim söylememe ihtiyacı da yok zaten. Yine de Montaigne’in felsefesi üzerinden 2026 Türkiye’sine yapılan bu hatırlatmanın kıymetini bilmek gerek: Doğa her şeyi yapabilir ve yapar. 15 Mart, 2026, Pazar  Türkiye’deki en yaygın eleştirilerden biri de “burjuvazi” eleştirisidir. Fransa’da kiliseyi ve Krallığı alaşağı eden Burjuvazi Türkiye’de düzenin dümen suyunda giden kendi çıkarından başkasını dert etmeyen bir kesim olarak eleştirinin hedefindedir. Dünya’da ilerlemenin ateşleyicisi olmuş Burjuvazi bizde kahiren 20. Yüzyıl gibi oldukça geç bir zamanda ve ekalliyetten arındırılmış bir ortamda sahneye girmesinin de etkisiyle daha çok muhafazakârlığın, soğuk savaş sağcılığının yanında görülmektedir. Dünyadaysa müzikten resme heykelden edebiyata kadar pek çok sanatın koruyucusu olarak da ulusların gelişimine ve geniş kitlelerin bil...

Bankacılık ve dış politika

Resim
  Clausewitz için savaş politikanın farklı araçlarla devam eden hali ise görünen o ki Türkiye’de de Bankacılık politika ile yakından ilintili. Kamu Bankalarının AKP iktidarı için taşıdığı yaşamsal rol göz önüne alındığında bu son gelişme de bu gerçekliği bir kez daha göz önüne seriyor. 10 Mart, 2026, Salı 09:38 İran ABD ile Clausewitz’in kulaklarını çınlatır biçimde politik savaş oyunu oynarken Türkiye’nin İran’ı da içeren önemli bir başağrısı ancak bir kutu Arvales’in yapabileceği kadar hızlı bir şekilde ortadan kalktı. Halk Bank’ı yıllardır bir Demokles Kılıcı ile yaşatan sürecin tek kuruş ceza ödemeden sonuçlandığına dair KAP bildirimi Bankanın hisse senetlerine pozitif etki yaptı. Konuya dair spekülasyonlar arasında eski alacaklara mahsup edilecek bilgilendirmesi ilk akla gelen çözüm gibi görünse de Amerikan New York Times Gazetesinde çıkan haber yorum hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar netti. Gazetenin adalet muhabiri Devlin Barrett 7 Ekim 2023 saldırıları sonrası Hama...

Tek kaşık, tek tabak, tek enkaz: Mollanın yolculuğu

Resim
İran uzun bir süre dünyaya devrim ihraç etti. Bugün bu ihracatın zehirli meyvelerini ithal ediyor. 1979 devriminin konjonktürünü okuyamayan mollaların miyopluğu 2026’daki dünyayı algılamayan mollaların miyopluğu ile üst üste biniyor. 06 Mart, 2026, Cuma 00:00 İslam ve Devrim kelimelerinin yan yana geldiği 1979’da ilkokul öğrencisiydim. Humeyni’nin Şah Rejiminin sonunu getirmek üzere uçağın merdivenlerinden inişine tanık olmuştum. Tarihteki önemli olaylara şahit olmanın ayrıcalık olup olmadığını bilmiyorum. 1453’e 1789’a 1918’e ya da 1945’e tanık olmadık ama yaşananları en ince ayrıntısına kadar biliyoruz. Yine de bugünlerin insanlarında ortak hafıza kaybından söz etmek için de çok fazla neden var. Öyle olmasa İran’ın 47 yıllık macerasında yaşananlara daha derinden bakmak ve olanları tarihsel perspektifte okumak mümkün olurdu. Örneğin Musaddık’ı deviren Batının Şah’ın alaşağı edilmesine seyirci kalmasının 1979’un soğuk savaşın en sert yıllarından biri olmasıyla ilişkisi göz ardı edilmez...

Hamnet bize ne anlatıyor?

Resim
Türkiye dünyanın neresinde sorusunun yanıtı aslında bu filme verilen tepkilerle anlaşılıyor. 1071’den beri Anadolu’dayız ama göçümüz hala devam ediyor. Kendi evimizi bulamadık bulsak kat çıkıyoruz hep köye ev yapma derdindeyiz. En kültürlümüz bile Shakespeare’in hayat hikayesinden çok kendi gözümüzden düşen yaşa odaklanmış durumda. 28 Şubat, 2026, Cumartesi 00:00 Bodo Glimt’in İnter’i iki maçta da yenmesi üzerine pek çok kişi bu takımın 54 bin nüfuslu bir şehrin takımı olmasından yola çıkarak Türkiye’de neden böyle bir başarı sağlanmadığını sorguladı. Gerçekten de tek bir sitede bile 3100 konut bulunan bir ülkede yaşıyoruz. 54.000’i bırakın bir şehir İstanbul’un ilçeleri kulağına damlatır. Meşhur boyu değil işlevi tanımını sayısına bakma kalitesine bak diye çevirebiliriz. Nufusu milyonu bulan ilçeleri İstanbul’un acaipliği olarak tanımlasanız bile 100.000 leri aşan taşra ilçelerini ne yapacaksınız. Üstelik bir de nüfus artık artmıyor , öldük battık replikleri var. 85 milyona kadar geld...