Kayıtlar

Trump’a acil kamu bankası lazım

Resim
  Millet Kıraathanesinde bu konu açılınca ilk laf belli: “Basarsın darphanede bencaminleri, yollarsın  uçak gemisiyle” . Rezerv para olmanın maliyetini kâğıt ve matbaadan ibaret sanan kahve müdavimi Takvim okur ; büyük oyunu çözer, sonra tek taşta okeye döner. 28 Ocak, 2026, Çarşamba 00:03     Donald Trump’ın Grönland için 700 milyar dolar ödemeye hazır olduğunu duyunca insanın aklına “Nereden bulacak bu kadar parayı?” sorusu geliyor. ABD ekonomisi 28-30 trilyon dolar civarında, bu rakam onun %2-3’ü  yapıyor;  yani deli para. Tek seferde çıkarmak Amerika için bile kolay değil. Üstüne bir de Grönland halkına ödeme yapma söylentisi var. Nüfus 57 bin civarı, adam başı 100 bin dolar dağıtsan 5-6 milyar dolar eder. Bazıları “2 milyon dolar verecek” diye uçmuş, o zaman 100 milyar doları geçer fatura. Danimarka nüfusu artırmak için  “Altın Kızlar”ın  planıyla Grönland’a yeni sakinler yollasa, Trump’un faturası katlanarak büyür. Şu anki nüfusla bile Grönl...

Bir analog çağ masalı: Vermiglio

Resim
  Kar örtüsü ve öğretmenin bileşimi, Nuri Bilge Ceylan’ın çıkış filmi Kasaba tadı veriyor. Küçük sınıfa doluşmuş az sayıda farklı yaş grubu çocuğa eğitim veren aile babası, aralarında kendi çocukları da olan sınıfa eşit ve adil davranmanın derdinde. Denizden 1261 metre yüksekteki köyün günlük hayat rutinlerine, savaşın zorluklarına ve geleneklere olan sadakate zoom yapan filmin vitesi, Sicilyalı asker kaçağı ile ailenin büyük kızı arasında doğan aşkla yükseliyor. 24 Ocak, 2026, Cumartesi 00:00     Analog çağ muhtemelen analog zamanda yaşamış son birey de öldüğünde tamamen kapanmış olacak. Kağıdın iletişimin temel aracı olduğu zamanlara bugünden baktığımızda bize pek çok şey sıkıcı gelecektir. Tam da bu yüzden 2024 yapımı Vermiglio’nun karşısında 120 dakika sabırla oturan sıradan bir sinema seyircisinin analog zamanlara dair itirazını anlamak zor değil ( https://biletinial.com/tr-tr/sinema/vermiglio-film ). Filmi sadece sinefillerin katlanacağı bir art-house olarak kategor...

Kozyatağı: Sürdürülemez dönüşümün mikro distopyası

Resim
  Semtin bütün apartmanları önce kolayca depreme dayanıksız damgasını yiyor sonra etrafı boğan dumanlar ve beyin yiyen gürültüler eşliğinde enkaza dönüyor enkaz kaya delen makinalar eşliğinde temele sonra birbirine benzeyen beton bloklardan birine dönüşüyor. Hafriyat, malzeme kamyonları ve vinçlerin geçici trafiği apartman yapılınca yetersiz kalan otoparklarla kalıcıya terfi ediyor. 21 Ocak, 2026, Çarşamba 00:00   "Dünya bize Babalarımızdan miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık."  Bu sözü sıkça duyarız. Teoride kulağa hoş gelse de uygulamada ne ölçüde karşılığı olduğunu ise ancak gerçeklerle karşılaştırarak anlarız. Dünyayı amazon ormanlarından kutuplara kadar ekolojik bir varlık olarak da ele alabilir ve Greta Thunberg’in yaptığı okul grevleri gibi eylemlerle çevreye karşı duyarlık talep edebilirsiniz. Ancak dünyayı çocuklarımızdan ödünç aldığımız konusundaki farkındalığımızı test etmek için Grönland’ı ve onun balinaları korumak gibi zor işlerden daha basit ...

Dünyanın bütün sabahları ve Kafkas Ihlamuru

Resim
    Zamanı geri getiremeyiz, ama unutmamak elimizde. Sainte Colombe’un hüznü gibi, Notre Dame de Sion’un o eski taşları da hâlâ direniyor. Sevgi Soysal evi ve Kafkas Ihlamuru bu yüzden değerli. Betonlaşma, kentsel soykırım derken neyi kastettiğimizi biliyoruz. O küçük, inatçı hafıza parçaları, içimizde yaşamaya devam ediyor. Asıl direniş tam da bu. Anlatmak, dinlemek, hatırlamak ve tabii ki eyleme geçmek. 17 Ocak, 2026, Cumartesi 00:01   Fransız yazar Pascal Quignard’ın kaleme aldığı, Alain Corneau’nun filme uyarladığı Dünyanın Bütün Sabahları aradan geçen 35 yıla karşın kolektif bellekte yerini koruyor. Edebiyat Müzik ve Sinemanın kesişim kümesinde duygu ve sanatla dolu bu hikaye hem dünyada hem Türkiye’de unutulmazlık ödülünü çoktan kazandı. İnsanlığın doğa ile savaşının safağında 17. Yüzyıl ortasında Fransa’da geçen hikayenin merkezinde yaşlı deneyimli rind müzisyen Sainte Colombe yer alır. Onun karşısındaki sergüzeşt müzisyenin adı Marin Marais’dir. Sainte Colombe içi...

Duke: Democracy protects both the extraordinary and the ordinary.

Resim
The early 1980s wave of neoliberalism that swept the world found one of its most powerful representatives in Thatcher, who fundamentally redefined Britain through her intense efforts to privatize public enterprises and weaken trade unions. After Thatcherism—built on Friedman’s economic theory and Hayek’s intellectual foundation—neither the world nor Britain was ever the same again, and any return to the past became impossible. In the dialectic of history, the role of individuals should neither be exaggerated nor ignored entirely. This greatest representative of neoliberalism was, in terms of what she accomplished, both a product and a cause. Our tendency to view history narrowly as taking sides, rather than seeing people within a broader flow, likely stems from the fact that we Turks acquired the practice of expressing independent opinions much later than the British. On one side, the Magna Carta signed in 1276; on the other, the Sened-i İttifak of 1808, considered its rough equivalent...

« Tous les matins du monde et le Tilleul du Caucase »

Resim
  L’œuvre de l’écrivain français Pascal Quignard, adaptée au cinéma par Alain Corneau sous le titre Tous les matins du monde , continue, même après trente-cinq ans, d’occuper une place de choix dans notre mémoire collective. Ce récit, croisement de littérature, de musique et de cinéma, chargé d’émotion et d’art, a depuis longtemps acquis le statut d’inoubliable, tant dans le monde qu’en Turquie. Située au milieu du XVIIe siècle en France, à l’aube de la lutte de l’humanité contre la nature, l’histoire met en scène le vieux musicien expérimenté, libre et farouche, Monsieur de Sainte-Colombe. Face à lui se tient le jeune musicien audacieux Marin Marais. Pour Sainte-Colombe, la musique est une fin en soi ; pour l’autre, elle n’est qu’un moyen. C’est cette différence fondamentale qui le pousse à rejeter Marais, venu apprendre auprès de lui les secrets de la musique, en lui déclarant sans détour qu’il ne pourra devenir qu’un bouffon de cour au service des plaisirs du palais. Ayant perdu...