Makro ihtiyati hegemonyanın butlanı
Ilımlı İslam ile neoliberalizmin kesişiminde şekillenen bu hegemonya projesi, Gramsci’nin uyarılarını haklı çıkarırcasına, rıza üretme kapasitesini yitirdikçe daha fazla zor ve hukuksal manipülasyona yaslanmak zorunda kalıyor. Muhalefetin önünde duran asıl görev, bu dört eksenli rejime karşı aynı derinlikte, aynı bütüncül perspektifle konumlanmaktır. Aksi takdirde, mutlak butlan kararlarıyla simgelenen bu “zirve”, sadece bir dönemin değil, Türkiye’nin uzun vadeli demokrasi ve kalkınma imkanlarının da dipten dibe vuruşu, kriz zirvelerinden serbest düşüşü haline gelmeye devam edecektir. Çağatay Arslan 27.05.2026 · Okuma süresi 4 dk Kaydet Mutlak butlanın Türk siyasetine vurduğu damga bir nevi zirvede bitirmek anlamına geldi. Tabi bakış açısına göre zirveden mi yoksa dipten mi söz ediyoruz değişir. İster dibin dibi diye anlayın, isterse uzun zamandır yaşanan sürecin zirvesi çok fark etmez. Politik alana dair mutlak butlan yaşanırken ekonomideki butlan hali ise varlığını daha da pekiştirdi...