Ana içeriğe atla

Demokrasinin patlayan silikonları

 Demokrasinin patlayan silikonları

10.10.2026

Şerafettin Sabuncuoğlu Amasya’da yaşamış bir hekimdi. Ortaçağ şartlarında estetik cerrahinin temellerini atanlardan biriydi. Süheyl Ünver’in gün yüzüne çıkardığı çalışmaları tıbbın bu  daha az bilinen dalına dair çalışmalar için milat niteliğindedir.

1967 doğumlu Cemil Tugay’ı plastik ve estetik cerrah olmaya  teşvik eden şeyler arasında bu 15. yüzyıl hekiminin hikayesi var mıydı bilinmez. Ancak onu İzmir belediye başkanlığı makamına kadar yükselten süreçte Ege Üniversite’sindeki tıp eğitiminin rolü olduğuna çok fazla kuşku duymuyorum.

1980’lerde İstanbul ve Ankara’daki iki önemli tıp fakültesinin gölgesinde kalsa da doktor olmak isteyenler için İzmir fena bir seçenek değildi.  Benim de dahil olduğum jenerasyon yani Cemil Tugay jenerasyonu üniversite sınavında tüm soruları cevaplar, tercihleri önceden yapar ve hem tıbbı hem siyasalı seçim listesine baştan yazardı.

Bizim kuşak kendini bilmekle mükellefti. (Avukat babamın mesleğini devam ettirmek yerine Ankara Hukuktan 50 puan daha yüksek puan barajı olan ODTÜ Uluslararası ilişkiler Bölümünü kazanıyor olduğumu bilmek hayatımı baştan sona değiştirmişti mesela.) Cemil Tugay’ın Üniversite tercih listesini tabii ki bilmiyoruz. Anlaşılan o ki İzmir Cemil Tugay’a her anlamda iyi gelmiş ve burada kurduğu hayat boyunca başarı basamakları ardı ardına geçilmiş. Bugün bildiğim kadarıyla tıpta uzmanlık puanları arasında en yüksek puan estetik cerrahinin. Bunun sebebi olarak da işin maddi getirisi öne çıkarılıyor.

Plastik yada Estetik cerrahi eski zamanlarda daha çok savaş gazilerinin bozulan dış görünümlerini onarmak için yada doğuştan gelen arızaları tedavi için kullanılmış. Mesela yukarıda belirttiğimiz Osmanlı hekimi erkek jenital bölge rahatsızlıkları üzerinde çalışmış.

Zaman içinde kapitalizmin özellikle kadın bedeninin maddi getirisini ve onu canlı, güncel tutmanın önemini keşfetmesi estetik tıbbın enerjisinin bir kısmını buraya aktarmasını sağladı. Erkekler de bu konuda kadınlardan geri kalmadı. Yılların yaşamda bıraktığı izleri silip insanı genç göstermek önemli bir sektör haline geldi.

Bugün alınları hava alanı pisti gibi görünen kadın ve erkeklerin botoks denen estetik işlemi yaptırdığını benim gibi az dikkatliler bile anlayabiliyor.

Botoks vücudun yıllandığını gösteren çukurlarını doldururken silikon ise vucüt kıvrımlarını belirginleştirmeye yarıyor. Kalçaya, göğse, dudağa silikon yaparak bir insanı daha çekici hale getirebiliyorsunuz. Ya da en azından insanlar kendilerini daha çekici hissediyor.

Küçük göğüs, zayıf kalça ve ince dudak utanılacak bir şey olmaktan çıkıyor.

Yakın zamanda başrolünde Demi Moore’un yer aldığı Cevher filminde  gençleşme uğruna feda edilen hayatın trajedisini izlerken estetikle gençleşme hayali kurmanın sınırlarıyla yüzleşmiştik.

https://cagatayarslanfilmlerhayatlar.blogspot.com/2024/11/insan-cevher-mi-kaynak-m.html

Bu film için şu cümleyi kurmuştum: “İnsanın yok oluşa giden varlığını kurtarmak için kullandığı cevher doğada dönüşerek sonsuzluğa kalan madenlerden biri değildir. İnsanı bir cevher olarak en fazla son 100 yılın en sorunlu icadı olan plastikle mukayese edebilirsiniz. Zaten estetiğin diğer adı da plastik cerrahi değil midir? Sonuçta biçimsizliğe mahkum; çevre düşmanı bir polipropilen hammadde misali insan bedeni de ne kadar kesip biçilse sonuçta yok oluşa mahkumdur.”

Cemil Tugay’ın siyaset bilimi kavramının bilinen tüm kurallarının içini estetik faaliyetlerinde kullandığı silikonla doldurup parti değiştirmesi aslında siyasetin de tam Cevher filminde anlatıldığı gibi estetik cerrahiyle şekil değiştirmesine örnek oldu. Cemil Tugay da kendisinde bir şeyleri beğenmedi ki bunun için estetik müdahaleye gerek gördü.

Tıbbın zorunluluk ekseninde vücudu kurtarmak için mesela ayak parmağını, ayağı, bacağı hatta iki bacağı birden kesmek de aslında estetik ve plastik cerrahinin sahasına giren konular. Cemil Tugay’ın siyasal varlığını ve onu siyasal olarak geldiği noktaya taşıyan geçmişini kangrenli bir bacak gibi kesebilmesi tıbbi bir karar gibi duruyor.

Tabii ki kesilenin elle tutulan gözle görülen bir şey olmadığını iyi biliyoruz. Cemil Tugay bu hareketi yaparken bırakın özeleştiri yapmayı kendisine oy vermiş milyonlara dair en ufak bir göndermede bile bulunmadı. Kendisine oy verenlerin istemediği bir forma dönüşmekte çekince duymadı.

Tıpta anomali diye bir kavram vardır.  Normalin dışındaki kuralın dışındaki anlamına gelen bu kavramın siyaset bilimindeki karşılığı tam da Cemil Tugay’ın yaptığı şey oldu. Tugay bize dünya siyaset bilimi tarihine girecek bir estetik operasyon çekti.  Tabii ki ne Cemil Tugay dünyada kayda değer bir plastik cerrah ne de onu bünyesine katan siyasi hareketin başarısının arkasında dünyayı değiştirecek politik bir icat var. Buna iradenin tutsak edilmesi diyoruz.

Cemil Tugay’ın ruhsal bünyesinin tahammül ettiği operasyona tahammül edemeyenler ise bedensel özgürlükleri kısıtlanmış ama ruhları serbest biçimde bu estetik ürünlerin silikonlarının patlayacağı günü bekliyor.

Yorumlar

POPÜLER YAYINLAR

EPİLOG

SİGARA NASIL BIRAKILIR YA DA 9394 GÜN NASIL ARA VERİLİR

Her şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum