Kayıtlar

Schrodinger’in Müfettişi: Türkiye’de yaşamanın kuantum mekaniği

Resim
Soğuk Savaşla birlikte başlayan ve hala süren tahakkümün tercihlerinin ülkeyi getirdiği hali anlamakta zorluk çekiyorsanız Niels Bohr’un şu sözünü aklınızda tutun "Kuantum mekaniği sizi derinden şok etmediyse, henüz anlamamışsınız demektir." 25 Şubat, 2026, Çarşamba 00:01 1990’ların başında Türkiye’de sosyal bilim mezunları için en popüler meslek banka müfettişliğiydi. Zamanın ruhu bu mesleği dönüştürdü. Bugün müfettişlerin şehir şehir dolaşıp şubelerde en az bir ay kalmasına gerek yok. Üstat, çömez, tertip gibi hitaplar eski usul müfettişlerin bildiği ölü bir dilin kelimeleri.Erkek egemen bir meslek olan teftiş, cinsiyetten bağımsızlaştı. Bankacılığı kadınların erkeklerden daha iyi yaptığına dair inancım, hele bugünün şartlarında teftişi de kadınların çok daha başarılı yapacağına dair kuşkuyu ortadan kaldırıyor. Benim müfettişlik zamanımda yılın altı ayı “turne” denen merkez dışı teftişle geçerdi. O dönemde eviniz otele dönüşürdü. Yukarılardan destekli değilseniz, yaklaşık 7...

Sırat üzerinde kısa bir mola

Resim
  Belki de asıl arınma, bitirmekte değil, bitimsizce yürümekte gizli. Çöl susuyor, rüzgâr devam ediyor; biz ise hâlâ, o büyük resmin içinde, hem korku hem umutla dans ediyoruz. Selim'in dediği gibi: Cehennemin düzenine karşı Sırat'ın düzensizliği... Ve bu düzensizlikte, belki de tek gerçek özgürlük yatıyor. 21 Şubat, 2026, Cumartesi 00:00 Türk vatandaşlarının pek de yolunu düşürmediği ama Türkiye’ye hiç de uzak olmayan Semadirek adasında tanışmıştım Simoun şarkısıyla. Thanasis Papakonstantinou’nun tuhaf sözlerle dolu şarkısı ilk dinlediğinizde zihne kazınır. Yunanistan’da bir tür kült haline gelmiş şarkının metaforları çölden, Hades’ten, çölün zehirli rüzgârı Simoun’dan bahseder. Müziğin ritmi sözlerin anlamını derinleştirir. Herkesin kendince yorumlayacağı kadar ezoterik ama bir o kadar da sarihtir. Arınmanın, başlamanın, bitmenin, döngünün, inisiasyonun şarkısıdır bir yönden de. En eski arkadaşım olan Selim’in X’te yaptığı hatırlatma ile MUBİ ambargomu keserek karşısına geçt...

Bir soğuk savaş hastalığı: Seçici Batılılaşma

Resim
  Seçici Batılılaşma, İslamcı-muhafazakâr ittifakı ve yeşil kuşağın maddi mirası, 1945’ten beri adım adım bir kale kurdu.15 yaş altı Sosyal medya yasağını Avustralya’da onaylanmasının neredeyse mürekkebi kurumadan Türkiye’ye ithal eden anlayışın da yapmaya çalıştığı tam da budur. Batının hoşunuza giden, münasip bulduğunuz keyfinize uygun yanlarını alır uymayanları ise ya hiç almazsınız yada almaya kalkanları cezalandırırsınız. 19 Şubat, 2026, Perşembe 00:04 Türkiye Cumhuriyeti tarihi anlatıcıları 1945’den 1991’e kadar geçen 46 yıla yeterince önem vermiyorlarsa muhtemel ki bazı şeyleri gizlemek istiyorlardır. Kimileri için 20 yıllık erken Cumhuriyet dönemini gündemde tutmak daha kolay ve güncel siyaset için daha kullanışlıdır Oysaki 1945 sonrasında Türkiye, ABD hegemonyasına hızla entegre oldu.Truman Doktrini (1947) ve Marshall yardımlarıyla tarım ve sanayi burjuvazisi Batı’ya bağımlı büyüdü; Kore Savaşı’na asker gönderilmesi karşılığında NATO üyeliği (1952) alındı. Tarihte zaman di...

Şekib Avdagiç Olmak

Resim
  Belki de asıl soru şu: Avdagiç’in hayalindeki Türkiye, vatandaşların pasaportunu müzeye kaldırıp onun yerine Minyatürk’te selfie çektirdiği bir yer mi olacak? Yoksa bu, sadece dövizin dışarı kaçmasını engellemek adına konulan yeni bir “demir perde” mi? 15 Şubat, 2026, Pazar 00:03 Şekib Avdagiç’in “onca vize sıkıntısına rağmen hâlâ yurtdışında çok para harcanıyor” çıkışı oldukça ses getirdi. Aslında Avdagiç bu sözü durduk yere söylemedi. Aralarında Hakan Aran gibi finansçıların da yer aldığı pek çok katılımcının dahil olduğu Turizm Yatırım Forumu’nda bu ifadeleri kullandı. İş Bankası Genel Müdürü’nün turizm sektörüne bankanın verdiği yüksek kredi hacmiyle haklı olarak övündüğü toplantıda Avdagiç’in sözlerinin yankı bulması şaşırtıcı değildi. Bireylerin yurtdışından yaptığı azami 30 avroluk alışverişlerin fiilen yasaklanması nedeniyle sergilediği tutum da dikkate alındığında, Avdagiç’in sıradan Türk halkının harcama tercihlerine dair ciddi bir çekincesi olduğu anlaşılıyor. Avdagiç ...

1991 Yazında ne yaptığını biliyorum

Resim
Janet Gezegeni, kadrajın kenarlarında başlayan bir yazın sessiz devrimini kaydediyor. 16mm’in hafif grenli dokusu, Massachusetts ormanlarının yeşilini yumuşak bir sis gibi sarıyor. Kamera Lacy’nin bakışını taklit ediyor. Annenin peşinde uzun uzun duruyor, sonra geniş bir planda kır çiçeklerine bırakıyor kendini. ... Film bittiğinde içinizde bir parça 1991 kalır: O telefonsuz, televizyonsuz yazın ağır, güneşli huzuru; bir çocuğun gözünden görülen, kaybolmaya mahkûm ama sonsuza dek saklanan anne gezegeninin soluk ışığı. 08 Şubat, 2026, Pazar 00:00 11 yaşındayken  bir yazı nasıl geçirdiğinizi hatırlıyor musunuz? Hele ki 11 yaşınız milenyum öncesi zamanlara denk geliyorsa. Telefonsuz zamanlara. Hemen itiraz etmeyin:  O zaman da televizyon vardı; Pandora’nın kutusu aslında televizyondu diye. Televizyon sizinle her yere gelemeyen engelli bir Pandora kutusuydu. Telefon başımızın belası. 1991 yazında 11 yaşında olmak, telefonun hayatımızı işgal etmediği zamanlarda çocuk olmak bugünler...

Dimitris Avramapoulos Eko Politik’te: Komşuluk hukuku üzerine

Resim
    Avramopoulos’un sade ama keskin hatırlatması – “Komşunuzla aranız iyi değilse evinizde mutlu olamazsınız” – Balkanlar’dan Doğu Akdeniz’e uzanan bu geniş coğrafyada yaşayan herkes için hâlâ geçerli bir pusula. Belki de asıl mesele, eski yaraları kaşımak yerine yeni bir sayfa açma cesaretini göstermekte yatıyor. 06 Şubat, 2026, Cuma 00:02 Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi mi diyelim, Cumhuriyetin kuruluşunu takip eden Nazizm ve hemen ardından gelen Dünya Savaşı ve sonraki kutuplaşmış dünya mı diyelim… Her ne olduysa oldu ama 1350’den 1912’ye kadar iç içe olduğumuz Balkan coğrafyasına bir şekilde yabancılaştık. Avrupa Birliği’nin kapısında kalmamız bu yabancılaşmayı katladı. Önce kadim düşmanımız Yunanistan girdi birliğe. Yunan kadar olmasa da azımsanmaz Bulgar “mezalimi(!)” müsebbibi Bulgaristan da Schengen oldu bile. Yakın zamanda Bulgar-Yunan sınırı ya da doğru deyişle eski sınırı geçtim. Korku filmi seti gibi terk edilmişti. Bizde sınır bir sektör. Batı Balkanlar ...

Lozan’ın gizli maddesi : Kredi kartlarının limitini düşürün

Resim
Lozan’ın 100 yılı geçti gizli maddeleri göremedik ama asıl amacı finansal sistemin yani Banka ve Banka dışı finans kurumlarının batarak ülke ekonomisine zarar vermemesi ve ikincil ana amacı da Konut fiyat istikrarı olan Makro İhtiyati Önlem bizde enflasyondan işsizliğe, kamu maliyesinden cari açığa her işe yarayan faizi düşüren enflasyonu azaltan sihirli değneğe dönmüş durumda. Dertlilere deva hastalara şifa veren üç öğün yenen bir muz tadında. 03 Şubat, 2026,  AK Parti’nin 23 yıllık iktidarını ekonomi alanında başarılı bulmak için Türkiye’nin dünya ekonomisinden aldığı paya bakmak gerekir. Burada ciddi bir artış olmadığı halde Türk insanının sosyolojisine uygun hamleler AKP’yi başarılı gösterdi. Tek örnek vermek gerekirse duble yollar bir ihtiyaçtı. Bu konudaki başarıyı göz ardı edemeyiz. Ama trafik kazalarının hala çok yoğun insan hatasına dayalı olarak devam etmesi denetimin göstermelik olması bu tür başarıların sadece basit beton kullanımından ibaret olduğunu gösteriyor. AKP’ni...