Kayıtlar

TÜRK USULÜ - ALMAN USULÜ :

Resim
TÜRK USULÜ VE ALMAN USULÜ :   NİETSCHE İLE NECİP FAZIL’DAN THOMAS KUHN’A Keşan’dan İpsala sınır kapısına komşu Enez’e yol alırken sınıra acele gitme telaşı içinde iki şeritlik yolu 4 şerit kapatan gurbetçilere “geldiğiniz ülkede böyle araç kullanıyor musunuz” diye sorduğumda aldığım yanıt ibretlikti: “Ülkenizin polisi gelsin de düzeni tesis etsin.” “Gelirken memleket. Dönüşte ülkeniz.” Bu çifte standardı uzun yıllar Almancılar; Almanya’da Sosyal Demokratlara Türkiye’de Ak Partiye oylarını atarlarken de görüyoruz. Bir defasında Almanya’nın meşhur Romantik Yol’unda bir kasabada durakladığımda oraları turist olarak gezdiğime inanamayan bir kafe çalışanı Türk görmüştüm. Tatil onun için Sivas’taki köyüydü. Almanya’da gezilecek ne vardı sanki… Örnekleri çoğaltmak mümkün. Türkiye son dönemlerde bozulan ekonomi ve artan fiyatlarla eski tadı vermese de yine de vazgeçilmez. Ama asıl vazgeçilmez olan BMW’nin Audi’nin Mercedes’in ülkesi. Durumları yok dönemiyorlar… Türkiye ile ...

WHILE GÜN LOKANTASI OPENS : WHY DOES ”LONELY PLANET" RECOMMEND KÜFF

Resim
  How were we finding our way when we were traveling in the analog era?  You managed to come to a city by looking at the signs. So how will you find your way in this city? Where will you travel. Where will you sleep and above all, where will you eat? Throw away  the phone from your hand and imagine yourself as looking at tall towers and attractive buildings from the train station of a city where you don't even know its language. Inevitably you will get afraid.Since 1973 up until to the Internet revolution in the mid-2000s, the remedy for solo travelers on the planet was in the blue-cover book. You will recognize the blue-covered book from 100 meters away : Lonely Planet.  Spain, Germany, France and all the more distant parts of the world were made understandable and accessible with this blue book. The book came to life  by putting the writer in the shoes  of a lone traveler.  Often, multiple authors set out and wrote the book by traveling   a...

GÜN LOKANTASI AÇILIRKEN “LONELY PLANET” KÜFF’Ü NEDEN TAVSİYE EDİYOR?

Resim
“LONELY PLANET” KÜFF’Ü NEDEN TAVSİYE EDİYOR?     Analog çağda seyahat ederken yolumuzu nasıl buluyorduk? Hadi tabelalara baka baka bir şehre gelmeyi başardınız. Peki bu şehirde yolunuzu nasıl bulacaksınız? Nereleri gezeceksiniz. Nerede uyuyacaksınız ve hepsinden önemlisi nerede yemek yiyeceksiniz. Elinizdeki telefonu atın ve dilini bile bilmediğiniz şehrin tren istasyonundan yüksek  kulelere ve alımlı binalara baktığınızı hayal edin. Gözünüz korkmaz içiniz bir tuhaf  olmaz mı. Modern turizm hareketlerinin başlangıcından 2000’lerin ortasındaki İnternet devrimine kadar gezegende yalnız gezginler için çare mavi kapaklı kitaptaydı. Mavi kapaklı kitabı 100 metreden tanırsınız. İngilizcesi Lonely Planet. Yani yaratıcı çeviri ile “Gezegende Yalnız Gezgin”. İspanya, Almanya, Fransa ve dünyanın çok daha uzak tüm noktaları  bu mavi kitapla anlaşılır ve ulaşılabilir kılınıyordu. Kitap bir gezgin ne yaparsa onun yerine kendini koyarak kurgulanmıştı. Çoğu zama...

CARRY TRADE Mİ ENFLASYON MU?40 KATIR MI 40 SATIR MI?

Resim
Ticaret Bakanı’nın rekabetçilik devalüasyonla olmaz sözü Cuma gününün ekonomi gündemine damga vurdu. 2021 sonlarında Türkiye ekonomi modeli adıyla lanse edilip dolaşıma sokulan proje Türk Parasına çok hızlı bir değer kaybı ve yaklaşık 20 yılda elde edilen makro ekonomik istikrarın yok oluşunu getirmişti. Makro Ekonomik istikrarın en dolaysız göstergesi olan enflasyondaki artış iktidarın ülkeyi yönetmesini öylesine imkansız bir noktaya getirdi ki gerçek enflasyonu halktan gizlemek en önemli siyasi faaliyete dönüştü. Enflasyonu halktan gizlemenin yerli/milli bir spora dönüşmesinin ve bundan hicap dahi duymamanın örneğini TÜİK Başkanının 45 olsa ne olacak 75 olsa ne olacak beyanı ile teyit etmiş olduk. Tabii odadaki kaplanı görmüyor olmanız kaplanın odadaki herkesi yemesini engellemiyor. Enflasyon canavarı nesli tükenmemiş bir Anadolu Kaplanı misali ülkenin orta ve altındaki sınıflarını kemiklerine kadar çıtır çıtır yedi. Karnı doymadı ama odada da yiyecek et kalmadı. İşte o ...

SEVEREK YAŞAMAK VE YAŞLANMAK

İnsanlar yaşlandıkları için mi mutsuz olurlar yoksa mutsuzluk yaştan bağımsız bir bagaj mıdır? Bu soruyu aklıma getiren film Colorado Dağları arasında bir göl kıyısını mesken tutan yaşlı bir kadına merceğini doğrultuyor. Basit bir karavanla bir gölün kıyısında kamp kurmuş kadının yüzündeki çizgiler zamanın izini tereddütsüz gösteriyor. Kendisi gibi kamp kurmuş insanlarla yarenlik ediyor, kamplarda kalanlara eski usül mektup dağıtan postacıdan bir mektup bekliyor. Lezzetli istakozlarla dolu gölde gece attığı tuzağa sabah doluşan istakozlarla kahvaltı ediyor, öğle yemeği ve akşam yemeği yiyor. Arada kendine ödül olsun diye bir bira açıyor. 2 kitabı var . Birisi kuşları anlatıyor, diğeri yıldızları. En iyi matemli kumruyu tanıyor kuşlardan. Beklediği gönderinin geleceği kişi eski bir okul arkadaşı. Yanlızlığın içinde ondan gelecek haberi bekliyor. Günlerin rutininde önündeki göl, uzak fonda bir dağ zirvesi arasında bakışları gidip gelmektedir. Kamp kurduğu noktaya 4 yetişkin adam ve...