Kayıtlar

Konut hayalleri borsada: 25 santimetre karelik umutlar

Resim
    Bu tür projeler, barınma sorununun çözümü için sürdürülebilir bir yol sunmuyor. Bunun yerine, devlet uygun fiyatlı sosyal konut projelerine öncelik verebilir, düşük ve orta gelirli vatandaşların barınma ihtiyacını karşılayabilir. 22 Ağustos, 2025, Cuma 02:40 Finansal okuryazarlığı olan birinin, Başakşehir’de dö rt y ıl sonra teslim edilecek bir 1+1 dairenin 5 milyon TL ’ lik güncel rayicine alıcı olması pek olası değil. Bu, projenin daha çok umutları ve bilgisizliği hedeflediğini düşündürüyor . Hegel’in “Bilmek mutsuzluktur” sözü, Emlak Konut’un konut sertifikası projesinin detaylarıyla yüzleşince bir kez daha anlam kazanıyor. Konut sertifikaları, halkın ev alma umutlarını piyasa mekanizmasıyla buluşturmayı vadederken, barınma gibi temel bir hakkı finansal bir oyuna dönüştürüyor. Bu proje, finansal zekâsı ve etik sorunlarıyla dikkat çekiyor. Soner Gökten’in halka arzdan önce işaret ettiği vehamet, projenin sonuçlarıyla daha da  belirginleşti . Beşiktaş’ın stadyumsuz ş...

Finans Alla Turca

Resim
  Türkiye’de politikayı Alla Turca yapıp ekonomide Alla Franca netice beklemek, ancak Nasreddin Hoca’nın karşısına geçip kaybolan kazanının hesabını soran uyanık köylü kafasıyla mümkün olur. 15 Ağustos, 2025, Cuma 08:28 Türkiye ekonomisinin 2001 Derviş Programı’na sadakat ile kazandığı ekonomik istikrarın en tatlı meyvesi, mortgage kredileriydi. Türkiye bankacılık sisteminin gördüğü hormonsuz en düşük konut kredisi faiz oranını görmüş efsane bankacı benim. Bu oran tabii ki 0,64’tü ama yıl 2020 de ğildi Nasreddin Hoca ve Finansal İstikrar Türkiye tek bir Nasreddin Hoca fıkrası olsa, meşhur Kazan fıkrası olurdu. Hani doğurduğuna inanılıp öldüğüne inanılmayan Kazan. Tabii ki burada Kazan, Türkiye’de finansal istikrar oluyor. Finansal istikrarın yeni Türkiye’yi doğurduğuna inanmamız gerekiyor ama aynı finansal istikrarın ortadan kaybolmasına şaşmamamız; bunun dış güçlerin, konjonktürün, jeopolitiğin, büyük oyunun, masonların, Bilderberg’in, velhasılı 7 düvelin bize karşı birleşmesinden...

Jane Austen hayatımı mahvetti: Aşkın ve anlamın yolculuğu

Resim
    Hikâyenin Paris’te bir kitapçıda başlayıp Jane Austen’ın evinde devam etmesi, zaten başlı başına yeterli değil mi? 09 Ağustos, 2025, Cumartesi 09:13 Belki de Austen’in “var olmayanı” anlatma gücü, onun hikâyelerinin bizi hâlâ mahvetmesinin değil, hayata tutku ve anlam katmasının sırrı. Schubert’in Fantezi’sinin melankolik notaları eşliğinde, modern dünyada da, tıpkı modern öncesi zamanlarda olduğu gibi, naif bir umudun peşinden koşmanın değeri azalmıyor. Dünyanın yaklaşık 50 bin yıl önce son buzul çağından çıktığını ve bugün bildiğimiz medeniyetin bu 50 bin yıla sığdığını biliyoruz. Bu 50 bin yılın son 200 yılı ise baş döndürücü bir hızla geçti. İnsanlık, üretim araçlarındaki dönüşümle birlikte ortaya koyduğu buluşlarla sağlıktan ulaşıma, güvenlikten haberleşmeye kadar tüm ihtiyaçlarını geçmişte olmayan şekillerde karşılamayı başardı. Aydınlanma, Sanayi Devrimi ve kapitalizmin kökleşmesi olarak tanımlayacağımız bu dönem, insanlığın duygu dünyasında da yeni kapıların açılma...

2025 model demirperdenin ekonomiye zararları

Resim
  2025’in demirperdesi, elbette 20. yüzyılın kaba şiddete dayalı reel sosyalizm deneyimlerinden daha ince detaylar içerecek. 06 Ağustos, 2025, Çarşamba 08:20 Doğu Alman Markı’nın Alman Markı’na dönüşümünde kullanılan 2’ye 1 oranından adını alan  film, toplumu kendi doğrusu çerçevesinde yönlendirmek isteyen tüm rejimlerin izlediği yolları ve vardığı çıkmaz sokağı anlatan evrensel bir hikâye sunuyor. Bizde  “tuvalet eskiden 1 milyondu” söz oyunuyla yaratılan iktisadi belirsizlik, Doğu Almanya’nın oyuncağa dönüşmüş parasına dayanan iktisadiyatla bağ kuruyor.  “Faiz sebep, enflasyon sonuç” diyerek ekonomiye kural dikte etmek, bu yönüyle tarihin tekerrür ettikçe komikleştiğine işaret ediyor Türkiye’nin politik ortamını nasıl tarif edebiliriz? Olmaz denen her şeyin olduğu günlerden geçiyoruz. Muhalif olmak yasak değil, ancak iktidarın güç sınırlarını tehdit ettiğiniz anda hakkınızda “hukuksal” işlemler başlaması işten bile değil. Seçilmişler, uzun süre bitimsiz bir  e...

Belle’nin ölümünü Türkiye’den izlemek

Resim
    Kadına yönelik şiddeti adeta hayatın bir parçası haline getiren toplumumuz için Belle’nin ölümü sıradan bir hikâye gibi görünebilir. Ancak bu ölüm, romanda 1950’lerin kasabasını sarstığı gibi, filmin geçtiği 2025’te de kasabayı sarsıyor.  03 Ağustos, 2025, Pazar 07:00 Türkiye’de  kadın cinayetleri istatistikten öteye geçmeyen bir olguya dönüşmüş durumda. 2024’te Türkiye’de 400’den fazla kadın cinayeti işlendi; bunların çoğu, faillerin saklanmaya bile gerek görmediği açık ve kaba şiddet vakalarıydı. Kadınların eşitlik hareketi, endüstri devriminin dönüştürücü yan etkilerinden biridir. Modern öncesi toplumlarda, bırakın özgürlük ve eşitliği, kadının yaşam hakkı bile erkek egemen yapının insafına terk edilmişti. Annelik, kadını toplumda zayıf bir konuma iterken, aynı zamanda toplumun yenilenmesi için onu başrole yerleştiriyordu. Bu bipolar toplum psikolojisi insanlığı “Kadının adının yok olduğu” bir aşamaya taşımıştı. Kapitalizmin, kadın-erkek demeden insan soyuna t...

Anadolu Hisarı: Betona inat, tarihe saygı

Resim
  Betonarme yokken mekanı aşmak için kullanılan kubbeyi bugün betondan yapıp geçmişi taklit etmenin sakilliği ile komik duruma düşenlerin izanlarının yetmeyeceği bir seviyede Hisar. 27 Temmuz, 2025, Pazar 00:28 Hani bir söz var ya; Her şey çok güzel olacak diye, Anadolu Hisarı için gerçek olmuş bile. Darısı ülkenin başına. Bu cumartesi, 1994’ten beri yaşadığım İstanbul’da uzun zamandır ertelediğim bir yolculuğa çıktım. Şehrin en büyüleyici köşelerinden biri, Anadolu Hisarı’na ilk kez adım attım. Boğaz’ın sakin sularıyla Göksu Deresi’nin kucaklaştığı bu nokta, İstanbul’un tarihine damga vuran bir kale. 1395’te Yıldırım Bayezid’in emriyle, Bizans’ı kıskaca almak ve Boğaz’ı kontrol etmek için bir köprübaşı olarak inşa edildi. Osmanlı’nın fetih yolunda ilk adımlarından biriydi bu hisar. Ama bunca yıl, bu “ecdad yadigârı”nı görmemiştim. Çünkü gezilecek bir mekân yoktu. Anadolu Hisarı, yıllarca öğrenilmiş bir çaresizlikte, geçmişin anılarıyla baş başa bırakılmıştı. İstanbul’u beş bin yıl...