Kayıtlar

Mehmet Şimşek’e kaynak önerisi

Resim
2021’de biz Türk tipi ekonomiyle ilgilenirken kamu bankalarının kullandırdığı ucuz kredilerin miktarını kamuoyuyla paylaşın. Vergi yüzsüzlerinin listesi nasıl paylaşılıyorsa kredi piyangosu vuranların da bilinmesi gerekir. “En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun, Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?”    Sabahtan akşama herkes faiz konuşuyor. Faizler ne zaman düşecek konulu sohbetler ekonomi hakkında ağzını açan herkesin dilinde. Faiz sonuç enflasyon sebep diyerek girilen yolda önce faiz aşağı aşağı  denildi sonra yukarı yukarı denerek tükürülen yerde ciddi bir yalama değil kazıma faaliyeti yürütüldü. Sıkça hatırlatıyorum Türkiye’nin en eski ve en büyük Bankasının başında yani Mithat Paşa’nın koltuğunda oturan Alpaslan Çakar; faiz aşağı aşağı döneminde faiz çıkarsa batarız, alt üst oluruz demişti. Aradan sadece 1 yıl geçmedi faiz yukarı dönemi başladı. Alpaslan bey’den herhangi bir menfi tespit görmedik. İktidar ve onun etrafında toparlanan kesim için dün her zaman d...

Bebekleri öldüren piyasa

Resim
  Hipokrat yemini bir yemin olmanın ötesinde bir toplum sözleşmesidir. Ticaretinse yukarıda tarif edildiği üzere yemini olmaz. Ticaretin yemini karın maksimizasyonu üzerinden tahakkuk eder. Karı artırmak için ne gerekse yapılır. Bu aralar elimde Krizin Gölgesinde En Uzun 5 Yıl Kitabı var. Türkiye’nin çalışkan ve halka sadık iktisatçılarından  Ümit Akçay’ın kitabını  master tez çerçevemin kavramsal bütünü için önemsiyorum. Akçay 5 yılın ekonomi politiğini tasvir ederken giriş bölümünde kavramsal bir altyapıyı da bizle paylaşıyor. Devlet-Siyaset Ekonomi-Politik ilişkilerinin tanımlandığı bu bölümün burjuvazi alt başlığında burjuvazinin rolü şu denli basit bir kurgu ile bilgimize sunuluyor: “... sermaye ancak kar ettiği sürece yatırım yapacağından, siyasi iktidarlar için iktidarda kalmanın koşulu, sermayenin karlılığını sağlamaktır. Diğer yandan da sermaye bu yapısal gücü sayesinde kendi çıkarına olanı, toplumun çıkarı gibi sunma olanağına sahiptir”. Bu tek ve vurucu cümleni...

“Abdülhamit Düşerken” neler olup bitmişti?

Resim
  İttihatçılık-Osmanlıcılık Hamitçilik-Kemalcilik arkaik kavgasından çok daha değerli analoji ise Özgürlükçülük-Birleştiricilik-Eşitlikçilik sloganıyla yola çıkıp eski düzeni yıkan İttihat Terakki’nin sonuçta Despotiklik-Tektipçilik-Nepotizm batağına savrulmasında. Sizce son 20 küsur yılda kim bu yolları aynı rotada yürüdü? Türkiye’de siyasi yelpazenin neresinde durduğunuzu 2 kelimeyle anlatmak için Kızıl Sultandı ya da Ulu Hakandı demeniz kafidir. Abdülhamid’den söz ettiğimi bile söylememe gerek yok. Türkiye’de siyasi karpuzun kırmızısı ile yeşilini Osmanlı’nın 34. Padişahından daha iyi ayıran çok az şey vardır. “Abdülhamid” duruşu sıkı bir turnusoldur. Abdülhamid’in mezarında çoktan toprağa karışmış kemiklerini hiç ilgilendirmeyen bu tartışmanın ana materyalinin 1945’de Soğuk Savaş denilen bölünme ile hızlandığına şüphe yok. 1945-91 arası sol elle saç düzeltmenin bile dinsizlik sayıldığı bir dünyada Abdülhamid kolayca sağın istismar ettiği bir tarihsel figüre dönüştü.  Osman...

Daron Acemoğlu Nobel'i neden aldı?

Resim
  Acemoğlu; bundan 2 yıl önce Kılıçdaroğlu kampanyasına da dahil olmuş safını belli etmişti. Erdoğan’ın tebriksiz sessizliğinin nedenini ve Mehmet Şimşek’in politik ve oldukça kuru tebriğini de bu kapsamda gayet iyi konumlayabiliyoruz. Nobel İktisat Ödülünü aralarında Daron Acemoğlu’nun da bulunduğu bir ekibin alması ülkeyi haklı olarak dalgalandırdı. Orhan Pamuk ve Aziz Sancar’dan sonra bu ödülü bu topraklardan kazanan bir diğer ismin varlığı haklı bir güven ve gurur duygusu verdi. İktidar cenahı bu konudaki kutlamayı sınırlı tuttu ve ekonominin patronunun tebriki kifayetli göründü. Memleketin her alanından mesul Erdoğan’ın ben bu satırları yazana dek konu hakkında bir yorumunu görmedim. Aslında Acemoğlu’nun Nobel almadan hemen önce yayınlanan son çalışması üzerine yazmayı düşünüyordum. Taze 2023 seçimlerinin üzerine yaptığı çalışmayı makaleye dökmüştü. Makale özetle:  “Erdoğan’ın yeniden yeniden seçilmesini Türk halkının otoriteryen lider tercihine mi yoksa AKP rejiminin eko...

Kredi kartı engizisyonu

Resim
Kredi kartı para yerine geçen ödeme aracı olduğuna ve para herkesin cebinde olduğuna göre 25 K üzeri geliri olan ve 100 K’dan daha az limitli kartı olandan da bu 750 TL’nin alınması halkın gelirine göre ayrıştırılmaması için elzemdir. Heterodoks-Ortodoks tartışmaları arasında kalan Türk ekonomisinin başı bir türlü beladan kurtulmuyor. Hristiyan jargonu ve eskatalojisine dayanan kavramlar arasında necip ve %99’u müslüman Türk milleti en kabadayısı 5 dolar eden banknotları para diye cebinde taşımaya çalışıyor. Bir Amerikan 100 USD’si tam 17 Türk 200 TL’si ediyor. Paranın pul olması desek pulun ne olduğunu bilmeyen bir Z ve Alfa Kuşağının devrindeyiz. Türkiye’de ekonomi rejimi Ortodoks mu olsun Heterodoks mu olsun diye Manastır Keşişi tadında tartışmalar süredursun, Hristiyanlığın en belalı hastalığı ülkenin tepesinde Demokles Kılıcı misali sallanıyor. Hristiyan Orta Çağını yakıp kavuran Engizisyondan söz ediyorum.  Türkiye’de temelini şimdi ülkeye Deva verme iddiasında olan Ali Babac...