Kayıtlar

AKP’nin Atonal Bestesi

Resim
  Son 1 haftanın pek çokları için 10 yıl geçmişçesine bir duygu yarattığına kuşku yok. En azından ben böyle hissediyorum. 1956’da Budapeşte’de 1968’de Prag’da yada 1990’da Tiannanmen’de yaşananlara benzer bir sürecin içinden geçiyoruz. 25 Mart, 2025, Salı 09:32 Son 1 haftanın pek çokları için 10 yıl geçmişçesine bir duygu yarattığına kuşku yok. En azından ben böyle hissediyorum. 1956’da Budapeşte ’ de 1968 ’ de Prag ’ da yada 1990 ’ da Tiannanmen ’ de yaşananlara benzer bir sürecin içinden geçiyoruz. Şükür ki kimse tankları n alt ında ezilmiyor o kadar da fark olsun. Bayburt Türkiye’nin son 30 yılında AKP’nin yıkılmaz kalesi olarak kayda geçmeden önce Bayburt Bayburt olalı böyle eziyet görmedi sözüyle bilinirdi. Bir klasik müzik konserine maruz kalan Bayburtlular çok sıkılmış olmalılar ki bu şekilde sitem etmişler. Bayburt’taki konserde hangi eserler çalındı bilmiyorum. Ama ne çalınmadığını adım gibi biliyorum. Öncüleri Alban Berg, Anton Webern ve Arnold Schoenberg gibi sanatçılar ...

ODTÜ, Sosyalizm ve 2025 Türkiye’si

Resim
  İnsanlara özgürce konuşma hakkını çok gören anlayışların idealinde sadece kendi varoluşlarını garanti altına alma kaygısı olduğu açıktır. Baskının, tek tipçiliğin, tek sesin olduğu hiçbir yer  sosyalizm değildir. Sosyalizm görünümlü diktatörlüktür. 22 Mart, 2025, Cumartesi 06:20 Benim solculuğumu daha da pekiştiren ODTÜ bu baskılara karşı yıllar boyunca oluşan geleneğin temsilcisiydi. … İster ateizmi ister inancı savunsunlar, usulleri birbirine benzeyenlerin kaderleri de benzer. Bugünlerde Demokrasiye sahip çıkan  ODTÜ’ye 1986’da girdiğimde de solcuydum. ODTÜ’de solculuk Churchill’in “20’sinde Komünist değilsen vicdanın yoktur” sözünü doğrulayacak denli yaygındır. ODTÜ’lüler genelde vicdanlıdır. Aynı sözün devamında Churchill, 40’ında solcu olanları  ise akılsızlıkla itham eder. Churchill’in İngiliz demokrasisinin sembol politik figürü olarak böylesi bir iki yüzlü duruşu neden savunduğu üzerine soldan ve sağdan eleştiri yapmak olası. Aslında solu sağı ve arasındaki...

Dünyanın en toksik konut kredisi

Resim
  Varlık fiyatlarını regüle edecek Makro İhtiyati altyapıyı kurması gerekirken o bunların yerine para ve maliye politikasını ikame eden politikaları Makro İhtiyati diyerek sisteme enjekte etmiştir. 21 Mart, 2025, Cuma 06:00 Enver Hoca’nın 40 sene ezdiği Arnavutluk’ta 0,37 ile konut kredisi alabiliyorsunuz. Bizi kıskanan Almanya’da 0,30, Rusya ile savaşan Ukrayna’da 0,78 Ukrayna’yla savaşan Rusya’da 0,76, afedersin Ermenistan’da 1,05.  Türkiye ise şampiyon Arjantin’in ardından 2. sırada.    “Ev aldım abi” dedi uzun zamandır görmediğim arkadaşım.  Ne denir?  “Hayırlı olsun, nerede kaça, nasıl bir ev?” 44 m2 1+1 evi 3.5 milyona almış. Yarısını kendi finanse etmiş  1.700.000 TL’sine de kredi kullanmış. Kredi deyince radarlarım açıldı. Malum konut kredisi yok oldu diye yazı kaleme almış biri olarak konut kredisi kullanan birisini görünce bir nevi hortlak görmüş gibi oluyorum. 2.83 aylık orandan kullanılan bu kredinin 120 ayda aylık taksit tutarı  49.86...

Diploma üzerine erken düşünceler

Resim
  12 Eylül döneminde Ecevit’e ve Demirel’e uygulanan yasaklar, sonrasında bizzat Erdoğan’a konulan yasak düşünüldüğünde her yasak yasaklanana güç katıyor. Tabi burada klasik gerçeklik devreye giriyor. Beni yıkmayan beni güçlü kılar. Eğer yasaktan , yıldırmadan kendinizi kurtarır yolunuza devam ederseniz sizi yasaklayanın da gücünü temerküz edersiniz. 19 Mart, 2025, Çarşamba 00:50 Ekrem İmamoğlu’nu devre dışı bırakmanın ülkede demokratik imkanları sınırlamak anlamında okunması umutsuzluk aşılasa da en yüksek dağın bile bir zirvesi olduğu unutulmamalı. Ve zirve düşüşün başladığı andır. En güçlü olduğunuz zaman gücünüzün azalmaya başladığı zamandır. Ekrem İmamoğlu’nun diploması gerçekten iptal edildi mi yoksa Fakülte yönetim kurulu kararı olmadan alınan Üniversite Yönetim kurulu kararı geçersiz mi henüz bilmiyoruz. Bir hukukçu olmadığım için işin hukuksal boyutu hakkında ancak genel anlamda söz söyleyebilirim. İmamoğlu’nun Yüksek lisans yapma aşamasında dahi sorgulanmayan diplomasını ...

Demirtaş’ın meydana yazdığı yazı üzerine : Sol Eleştirinin Eleştirisi

Resim
     “Türkiye Üzerine” yazılan bu son “Tez” iki  halkın aynı yolda yürümesini ifade ediyor. Görülen  o ki Türkler nasıl yürüyorsa Kürtler de öyle düşe kalka yürüyecek. Fazlası da eksiği de olmayacak. 16 Mart, 2025, Pazar 00:42 Kürt Hareketini Öcalan’dan alıntıyla “soğuk savaş komünizmi”nin çıktısı olarak tanımlarsak, bugünlere sol  kanattan ataklarla geldiler. Demirtaş’ın kendinden gayet emin çerçevesinin  bozduğu ezber;  Türklerde yakın zamanda görülen “Andımıza ne oldu” sendromuna benziyor. Selahattin Demirtaş’ın QAD’da (QAD Kürtçe Meydan, Saha, Alan demekmiş)  yayımlanan son yazısı  pek çok yönden tabu yıkan, ezber bozan, paradigma kuran bir metin olarak tarihe geçecek. Bundan bir süre önce; daha Bahçeli’nin Dem Partiye el uzatmasının üzerinden henüz 1 hafta geçmişken “Kürt Sorunu Yoktur Yeterince Sorunumuz Var” diyerek ironi içeren bir yazı kaleme almıştım. Bu yazıma Kürt hareketine sempati duyan, uzun yılları bul...